Kapitalizm ve Kapitalizmin 5 Temel İlkesi

Kapitalizm, tarihi 15. ve 16. yüzyıllara dayanan ve Avrupa’da ortaya çıkan, gerek ticaretin gerekse de endüstrinin devletten ziyade özel girişimlerin elinde olduğu bir ekonomik sistemdir.

Kapitalizm, “üretim araçlarının, ürünlerin ve hizmetlerin üretimi için işçilere iş vererek kontrol altına alınması” olarak tanımlanabilecek ‘kapital’ kavramı etrafına şekillenmiştir. Bu anlayış, kar edip büyüme amacı güden özel işletmeler arasındaki rekabete dayanan bir ekonomi yaratmaktadır.

Özel mülkiyet ve kaynaklara sahip olma hakları, kapitalist bir ekonominin kilit taşlarıdır. Bu sistemde “kapitalist” olarak da bilinen özel girişimciler veya şirketler fabrikalar, makineler, hammadde gibi üretim için gereken araçları kontrol ederler. “Saf” kapitalizmde işletmeler, birbirleri arasındaki rekabetten ötürü sürekli daha iyi ürünler üretmeye ve fiyatları belirli bir seviyenin altında tutmaya mecbur kalacaklardır.

Sistemin diğer bir parçası olan işçiler de yaptıkları iş karşılığında kapitalistlerden para alırlar. Kapitalist sistem içerisinde emek de diğer her şey gibi alınıp satılabildiği için işçiler değiştirebilir. Bu sistemin diğer bir potansiyel parçası da emeğin sömürüsüdür. Emeğin sömürüsü, en basit anlamda “işverenlerin işçinin emeğinin hak ettiğinden daha azını işçiye ödemesi” olarak tanımlanabilir.

Kısaca Kapitalizm Ne Demek?

Kapitalizmin etik temeli, her insanın hayatını istediği gibi idame ettirebilme hakkıdır.

Kapitalizmin en kapsamlı, aynı zamanda kısa ve özet niteliğindeki tanımlarından biri, filozof Ayn Rand tarafından şöyle verilmiştir:

“Kapitalizm, en temelde mülkiyetin bireysel olarak elde edilebildiği özel mülkiyet hakkı gibi bireysel hakların tanınmasına dayanan bir sosyal ve ekonomik sistemdir.

Bireysel hakların tanınması, insan ilişkilerindeki fiziksel zorlamayı ortadan kaldır; bu haklar, temelde yalnızca zorla ihlal edilebilir. Kapitalist toplumlarda bu fiziksel zorlamaya hiç kimse veya hiçbir grup cesaret edemez. Böyle bir toplumda devletin tek görevi, vatandaşlarının haklarını korumaktır.

Devlet, vatandaşlarının özsavunma hakkının uygulayıcısıdır ve bu hakkı yalnızca vatandaşları üzerinde fiziksel zorlama eylemine kalkışan güçler için kullanabilir; böylece devlet, objektif bir kontrol altında misilleme uygulayan bir araca dönüşür.”

Hiç kuşkusuz Rand’ın bu tanımı kapitalizmin değişik seviyelerdeki kilit özelliklerini de ortaya koymaktadır.

Ayrıca daha kısa tanımlar ve birtakım ilginç gerçekler için Kapitalizm Hakkında Bilmeniz Gereken 10 Şey yazımıza da göz atmanızı tavsiye ediyoruz.

Kapitalist Sistemin 5 Temel İlkesi

Kapitalizm, birkaç önemli ilkeye dayanır ve bu ayrılamaz ilkelerin parçalarından oluşur. Bu nedenle kapitalizmi daha iyi anlayabilmek için sistemin dayandığı ilkeleri bilmek son derece önemlidir.

1. Özel Mülkiyet

Kapitalizmin temelinde emeğin ve ürünlerin serbest ticareti vardır; bu serbestliği özel mülkiyet hakkı olmadan sağlamak mümkün değildir. Mülkiyet hakları aynı zamanda kapitalistleri, ellerindeki kaynakları olabilecek en iyi şekilde kullanmaya ve piyasada rekabet oluşturmaya itmelidir.

2. Veraset Kurumu

Miras hukukunun önemli konularından biri olan veraset kurumu kapitalizmin temel ilkeleri arasındadır. Özel mülkiyetin ayrılamaz bir parçası da olan veraset kurumu kapitalizm sistemi için bağlayıcı ve mutlak gerekli bir koşuldur. Bu ilke sayesinde, kapitalist sistemlerde her birey istediği kişilere veya kendi soyundan gelenlere servetini bırakma hak ve özgürlüğüne sahip olur.

3. Kar Amacı

Kapitalizmin diğer temel prensiplerinden biri de işletmelerin temel amacının kar etmek, yani para kazanmak olmasıdır. İşletmeler bunun için masraflarını en aza indirmeye, satışlarını da olabilecek en pahalı seviyeden yapmaya çalışırlar. Serbest piyasa savunucularına göre üreticilerin kar amacı gütmesi, kaynakların da en iyi şekilde dağılmasını sağlayacaktır.

4. Piyasa Rekabeti

Saf kapitalist ekonomilerde (komuta ekonomileri ve karma ekonomilerin aksine) özel işletmeler ürün ve hizmet sağlama konusunda birbirleriyle rekabet halindedirler. Bu rekabet, üreticilerin daha iyi mallar üretmesini ve üretilen malları rakiplerinden daha ucuz bir fiyata satmayı düşünmesini sağlar.

5. Ücretli İşçilik

Kapitalizm içerisinde üretim araçları, küçük bir insan grubu tarafından yönetilir. Üretim araçlarına sahip olmayan insanların hayatlarını geçindirmek için yapacakları şey, zamanlarını ve emeklerini satmaktır. Bunun sonucunda kapitalist ekonomiye sahip toplumlarda halkın ciddi bir kısmını ücretli işçiler oluşturur.

Sosyolojik ve Politik Anlamda Kapitalizm

Kapitalizm kavramı her ne kadar genelde yalnızca serbest girişimcilik için kullanılsa da, sosyolojideki “kapitalizm” kavramı daha inceliklidir. Sosyal bilimcilere göre kapitalizm bağımsız bir olgu değildir; kültürü, ideolojileri (insanların içinde bulundukları dünyayı nasıl anlayıp yorumladıklarını), değerleri, inançları, normları, kişilerarası ilişkileri, sosyal enstitüleri, politik ve yasal oluşumları direkt olarak etkileyen bir sisteminin parçasıdır.

Kapitalizm hakkındaki en ayrıntılı incelemeler, Das Kapital ve (Friedrich Engels ile beraber yazdığı) Komünist Manifesto eserleriyle tanınmış, 19. yüzyılın önemli filozoflarından Karl Marx tarafından yapılmıştır.

Marx, üretim araçları (makineler, fabrikalar, toprak) ve üretim ilişkileri (özel mülkiyet, kapital ve emtialar) arasındaki karşılıklı ilişkiyi ve kapitalizmi ayakta tutmak için gereken kültürel gücü (politika, hukuk, kültür, din) irdelemek adına “temel” ve “üstyapı” kavramlarını geliştirmiştir. Marx’a göre bu elementler, birbirlerinden ayrı düşünülemez. Diğer bir deyişle, örneğin kültürü tek başına ele alıp genel kapitalist yapıdan bağımsız düşünemezsiniz.

Kapitalizmin politik temeli ise bireysel haklara ve özgürlüklere dayanmaktadır. Devletin görevi, toplumun tüm ilişkilerini fiziksel zorlamadan (ve sonucunda oluşacak hilelerden) korumaktır.

“Objektif kontrol” kavramı da kapitalizmin hukuksal temeline dikkat çeker. Kapitalizm, hukuksal açıdan bakıldığında bireysel haklara dayanan ve hukukun üstünlüğünü insanın üstünlüğünden önemli gören bir sistemdir. Böyle bir sistemde insan, başkalarının bireysel hakkına tecavüz etmediği sürece istediğini yapmakta serbesttir. Devlet ise bir düzenleyici değil, yalnızca bir hakemdir.

Ekonomik olarak baktığımızda ise böyle bir yasal düzenlemenin serbest piyasa ekonomisine eğileceğini görmekteyiz. Kapitalizme göre nasıl din ve devlet birbirlerinden ayrıysa, ekonomi ve devlet de birbirlerinden ayrı olmalıdır. Belirli bir etik, politik ve legal temele oturtulmadığı sürece serbest piyasa yalnızca sözde “serbest” olacaktır.

Bu arada, kapitalizm örnekleri arasında en iyilerden biri olarak Amerika Birleşik Devletleri gösterilebilir. Zira bu sistemin yuvası olarak da bilinen Amerika kapitalizmin tüm detaylarıyla gözlemlenebileceği en doğru adrestir.

Sosyalizm – Kapitalizm Karşılaştırması

Kapitalizm, son birkaç yüzyıldır dünya üzerinde en yaygın olan ekonomik modeldir. Kapitalizmin dünya üzerindeki en büyük rakibi, üretim araçlarının, genelde demokratik yollarla, toplumun elinde bulunduğu sosyalizmdir.

Sosyalizmin savunucuları, üretim araçlarının bireyler yerine kooperatifler aracılığıyla toplumun elinde olmasının gelirin daha eşit bir şekilde dağıtılmasını sağlayacağını söylerler. Onlara göre yapılan yatırımın meyvelerinin bireysel yatırımcılar yerine kar payı ödemeleri gibi yöntemlerle tüm topluma eşit şekilde dağıtması gerekir.

Kapitalizm ve sosyalizm arasındaki farklar için bağlantıya bakabilir, bilgilerinizi derinleştirme imkanı bulabilirsiniz.

Umarız bu yazımızda size kapitalizm hakkında genel bir tanım verebilmiş ve herkes tarafından farklı yerlere çekilen bu paradigma hakkındaki bazı doğru bilinen yanlışlara açıklama getirebilmişizdir.



İnternetten Yatırım Nasıl Yapılır?
Ücretsiz deneyin! 100.000 TL sanal para ile yatırım yapmayı öğrenin.

14 Yorum

  1. Kapitalizmde bireyler ve şirketler kendi kazançları için rekabet edebilirler, mal ve hizmet fiyatlarını serbest piyasa güçleri belirler. Devletin tek rolü bu düzeni korumaktır. Yorumlarda böyle bir sistemin olmadığını söyleyen zır cahilleri de görmüş olduk, o da dikkate değer ayrı konu.

  2. Kapitalizm bana Gordon Gekko’nun Wall Street Money Never Sleeps filmindeki “açgözlülük iyidir” sözünü hatırlatıyor. Kapitalizmin ne olduğunu ve insanları ne hale getirebileceğini görmek için izlemenizi tavsiye ederim.

  3. Tepeden tırnağa yanlış. Kapitalizm diye bir SİSTEM hiç olmadı. Anlattığınız millattan önceden beri var olan doğal seleksiyon ekonomisi. Kapitalizm kapital sahiplerinin bütün kuvvetleri elinde tuttuğu sistemdir. Teoride kalmıştır. Marx’ın yanlış çıkan öngörüsünden ibarettir.

  4. Kapitalizm sel suyu gibi kirli bir o kadar acımasız önüne gelen her şeyi yok eden beslendiği yağmur suyu olmasına rağmen yağmurun doğasına ters çalışır yağmur toprakta filizi yaşatır sel suyu ise filizi yok etmek için çalışır onu temizlemek yada durdurmak için çalışanların durumu bardakla temiz suyu sel suyunun içine aktarmak gibi çok kısa süre sonra o sel suyunun içinde kaybolurlar ve akıntı her temiz şeyi yok eder bütün kirli ve çıkar odaklı sistemleri tek çözümü allah yoludur.

  5. Bu görüş bencillilkten başka bir şey değildir, geri kafalılıktır. Ben üreteyim ağam yesin demektir, feodalitenin farklı bir adıdır. İnş. bu sistemi savunan beyinsizler kalmamıştır.

  6. Dostum bana kalırsa yüksek derecede yanlış bir görüş. Tamam Batı devletleri bu yüzden aşırı şekilde gelişmiş ve ileride olabilir ama Ahiret de var!

  7. Yani olaydan anladığım kadarıyla kapitalist düşünce sadece para ve çeşitli para eden kaynakların kullanılma özgürlüğüdür doğru mu?

    • Doğru arkadaşım. Kapitalizmde hiçbir şekilde engel, yatırımlarda sınır yoktur ve piyasada devlet müdahalesi söz konusu değildir.

  8. Kapitalizm de özet şudur, gücün ölçütü paradır. Arkadaş çok güzel anlatmış. Kapitalist sistemin tarihi feodal düzenden başlıyor. Önce insanların ne kadar çok toprağı varsa o kadar güçlü ve zengin kabul edilirdi. Şimdi durum değişti. Para her şey. Ne kadar paran varsa o kadar şey yaparsın. Paran varsa en iyi hastanelere gidersin, paran varsa en iyi yemekleri yersin, paran varsa maddi anlamda satın alınabilecek her şeyi satın alırsın. Paran yoksa anladın sen onu. Kapitalizm budur işte.

  9. Kapitalist sistemin zenginler tarafından bile sorgulandığı yılları yaşıyoruz. Doğru olan belki yarıyarıya devlet müdahalesidir. Eşitlik diye bir şey kalmadı. Kapitalist her ülkede durum böyle.

  10. Yanlış düşünüyorsun. İkinci paragraf bilgi değil eleştiri kişisel görüşünle alakalı. Kapitalizm tarihinde feodaliteden bahsedip, merkantilizm teorisinden bahsetmemen de işin bir diğer garip yani. Kişisel yorumunu eklememiş olsaydın bu yorumu yapmayacaktım.

Yorum yap

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz