Anasayfa Ekonomi 1929 Wall Street İflası Öncesi ve Sonrasında Yaşananlar

1929 Wall Street İflası Öncesi ve Sonrasında Yaşananlar

Söylentilere göre çöküşün yaşanmaya devam ettiği Kara Salı'nın seans başlangıç zili, "Sat! Sat! Sat!" bağırışları arasında duyulamamıştı bile. 1929 Wall Street İflası (Wall Street Crash of 1929) öncesinde neler yaşandı ve sonrasında ne oldu?

New York Menkul Kıymet Borsası (NYSE) 87 yıl önce ABD’nin gördüğü en büyük ekonomik paniği deneyimledi. O günden bu güne daha büyük rakamlarla daha büyük kayıpların yaşandığı bir sürü çöküş yaşandı fakat hiçbiri 29 Ekim 1929’da yaşanan Kara Salı’nın ülkeye yaydığı korkuya ve yıkıma yaklaşamadı bile.

Dönemin Başkanı Calvin Cooldidge, 1928 yılındaki ulusa sesleniş konuşmasında “Amerika Birleşik Devleterinin önlerinde o an beliren olasılık kadar güzel bir olasılık görmediğini” söyledi. Amerikalıların o dönemlerde gurur duyacakları birçok şey vardı: I. Dünya Savaşı’nı atlatmışlardı, radyo icat edilmişti ve otomobiller git gide daha ucuz ve popüler hale gelmeye başlıyordu. Tabii zengin ve fakir arasındaki fark biraz daha büyümüştü fakat ABD vatandaşları artık, o zaman tamamen yeni bir konsept olan taksitli satışın nimetlerinden faydalanabiliyor ve ailelerine daha önce hiç olmadığı kadar imkan sunabiliyorlardı. Borsa uçuştaydı, 1924 – 1929 yılları arasında Dow Jones Endüstriyel Ortalaması dört kat artmıştı. O dönemler için bu, borsa tarihinin en uzun yükseliş maratonuydu, hatta bunun sonsuza kadar devam edeceğini düşünenler dahi vardı. 1929 sonbaharında, ekonomist Irving Fisher hisselerin tabiri caizse “sonsuz bir düzlüğe” çıktığını açıkladı.

Hiç de şaşırtıcı olmayacak şekilde bu bolluk daha fazla yatırımcıyı pazara çekerek bu yatırımcıların borç para ile sınırlarda alım yapmasına sebep oldu. 1929 yılında bankalardan kredi olarak alınan her beş doların ikisi borsada harcandı.

Borsa, 1929 yılının 3 Eylül gününde zirveyi gördü. Çelik üretimi düştü, birkaç banka iflas etti ve daha az ev inşa edilmeye başladı fakat Dow Jones ortalamasının %27’den 381.17’ye yükseldiğini çok az kişi fark etti. Sonraki birkaç hafta içerisinde fiyatlar birden düşüşe geçti. Fiyat düştükçe fiyatlardaki düşme hızı daha da artmaya başladı.

23 Ekim 1929 gününün son alım-satım saatinde fiyatlar birden dibe vurdu. Saat 15.00’de kapanış zili çaldığında herkes sarsıldı. Kimse ne olduğundan tam olarak emin değildi lakin kapanıştan sonraki o ilk uzun gece korkunun ve paniğin insanların içine iyice yerleşmesine yetecek zamanı sağladı. Sonraki gün borsa tekrar açıldığında hisse senedi fiyatları daha da bir şiddetle düşmeye başladı. Hisse alım satımları o günlerde dakikada yalnızca 285 kelime yazabilen bir cihaz ile kaydediliyordu. O gün yaklaşık olarak 13 milyon hisse el değiştirdi ki bu rakam o zaman için borsa tarihinin en yüksek günlük hacmiydi ve kayıt makineleri o gün borsanın kapanışından dört saat sonraya kadar durmadılar. Bir sonraki gün başkan Herbert Hoover radyoda insanlara “ülkenin temel iş kollarının sorunsuz ve refah içinde işlediğini” söyleyerek insanları ve özellikle yatırımcıları teskin etmeye çalıştı.

Daha sonra Kara Pazartesi geldi çattı. 28 Ekim’de borsanın başlangıç zili çaldığında fiyatlar tekrar düşmeye başladı. Büyük hisse blokları el değiştirdi ve öncenin sarsılmaz şirketleri olan çelik üreticisi U.S. Steel Şirketi ve elektrik dağıtım şirketi General Electric’in temelleri sallanmaya başladı. Günün sonunda Dow Jones ortalaması %13 düşmüştü. O gün o kadar çok hisse el değiştirdi ki hisse tüccarları hepsini kaydedecek zaman bulamadılar. 29 Ekim’e hazır olabilmek adına o gün hepsi ofislerinde geceleyip geç saatlere kadar çalıştılar.

Rivayetlere göre Kara Salı’nın başlangıç zili “Sat! Sat! Sat!” bağırışları arasında duyulmadı. İlk otuz dakikada 3 milyon hisse el değiştirdi ve bununla beraber 2 milyon dolar gibi bir meblağ kayıplara karıştırdı. Telefon hatları kitlenmişti. Ülke genelinde dolaşan Western Union telgraf hacmi üçe katlanmıştı. Hisse kayıt makineleri alım satımın hızına yetişemediğinden bazı hisse tacirleri kayıtların tutulmasını umursamıyordu bile. Alım-satımlar o kadar hızlı gerçekleşiyordu ki insanlar para kaybettiklerini bilseler de kaybettikleri meblağı bilemiyorlardı.

Bazı yatırımcıların Wall Street‘de binalardan atladıkları haberi yayılmıştı; bu haber doğru olmasa da fiyatların daha da aşağı düşmesine neden oldu. Brokerlar kârlarının ödenmesini talep ediyorlardı. Eğer hisse sahiplerinin bu talepleri karşılayacak parası yoksa tüm hisseleri satılıyor, tüm yatırımları bir anda yok oluyordu. O kadar çok alım – satım yapıldı ki bu alım -satımların kayıtlarının tutulduğu kağıtlar çöp kutularında depolanmaya başladı. Hisse tacirlerinden biri yoğunluktan dolayı bayıldı. Daha sonra ayılıp tekrar işe koyuldu. Diğerleri ise yumruk yumruğa kavgaya tutuşmuşlardı. New York Menkul Kıymetler Borsası’nın yöneticileri borsayı kapatmayı düşündüler fakat daha sonra paniğin daha da artacağından endişelenerek bu karardan vazgeçtiler. Borsa saat 15.00’de kapandığından 16.4 milyon hisse el değiştirmiş ve bunları kaydetmek için yaklaşık 24 bin metre uzunluğunda kağıt harcanmıştı. Dow Jones ortalaması bir %12 daha düştü.

Totalde 25 milyar dolar, günümüze oranlarsak yaklaşık 319 milyar dolar; 1929 ekonomik krizinde kayboldu. O günden sonra hisseler birkaç hafta daha düşmeye devam etti ve bu düşüşün en dibi 13 Kasım 1929 tarihinde görüldü. Borsa birkaç ay sonra tekrar toparlanır gibi oldu fakat sonrasında ülkenin geri kalanıyla beraber hızlı ve sabit bir şekilde Büyük Buhran’a girdi. Şirketler toplu işten çıkarmalar yapmak zorunda kaldı, işsizlik tavan yaptı, maaşlar dibe vurdu ve ülke ekonomisini büyük bir kargaşa sardı. II. Dünya Savaşı’nın başlaması ülkeyi Büyük Buhran’dan kurtarsa da ülke borsası çöküş öncesi rakamlara 1954 yılına kadar dönemedi.


Görüşlerinizi Yazın

Please enter your comment!
Please enter your name here