2001 Ekonomik Krizinin 5 Nedeni ve Sonuçları

13.10.2021

2001 ekonomik krizi ya da Kara Çarşamba olarak da bilinen Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük ekonomik krizi ülkede binlerce iş yerinin kapanmasına, binlerce kişinin işsiz kalmasına ve orta vadede ülke durumunun çok boyutta değişmesiyle sonuçlanmıştı.

Politik istikrarsızlık, yüksek faiz oranları, yurtiçi sermaye çıkışı başta olmak üzere 1998 Rusya krizi ve 1999 yılında yaşanan Marmara Depremi 2001 krizinin nedenlerindendir.

Beş madde halinde 2001 krizinin nedenleri ve sonuçları.

1. Siyasi kriz

O dönemde yaşanan siyasi istikrarsızlık 2001 krizinin en büyük nedenlerindendir. Özellikle Şubat 2001’de Milli Güvenlik Kurulu toplantısında dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’e anayasa kitapçığı fırlatması ve daha sonra Başbakan yardımcısı Hüsamettin Özkan’ın anayasa kitapçığını bu kez Cumhurbaşkanı Sezer’e aynı karşılıkla fırlatması, aylar öncesinden sinyal vermeye başlayan krizi tetiklemiştir.

Olaylar nasıl gelişti? – “O Anayasa’yı bir de biz görelim”

Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında dönemin Başbakanı Bülent Ecevit ile dönemin Cumhurbaşkanı Sezer arasında yaşanan gerginlik yerini bir süre sonra karşılıklı söz düellosuna bırakmıştı. Devlet Denetleme Kurulu, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in talimatıyla Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunu inceliyordu. Ecevit’in yapılan bu çalışmalardan rahatsızlığını dile getirmesi üzerine Sezer, anayasadan doğan hakkını kullandığını ifade ederek, Ecevit’i yasaları bilmemekle eleştirmişti. Tartışmaya dahil olan Başbakan yardımcısı Hüsamettin Özkan’ın Sezer’e “O Anayasa’yı bir de biz görelim” demesi üzerine Cumhurbaşkanı Sezer, anayasa kitapçığını Ecevit ve Özkan’ın masasına fırlatmış, Özkan da aynı üslup ve karşılıkla bu kez anayasa kitapçığını Sezer’e fırlatmıştı.

Siyasi krizin sonucu:

Piyasalar yaşanan bu siyasi gerginliğin ardından tabiri caizse ülke ekonomisi altüst oldu. Borsa yüzde 15 gibi tarihi bir düşüş yaşadı. 25 Şubat 2001’de gecelik faiz yüzde 7500‘e kadar çıktı. Kamu bankaları büyük açıklar verirken, piyasa kontrol edilemez bir hal aldı. Bunun üzerine dönemin hükümeti piyasaları kontrol altına alabilmek için dalgalı kur sistemine geçti. Bu kararın ardından ABD doları 695 bin liradan 900 bin liraya yükseldi. Vatandaşı vuran kriz aynı zamanda yatırımcıları da vurmaya başladı. Tüm bunların sonucunda ülkede sermaye çıkışı hızlandı.

2. Yurtiçi sermaye çıkışı

Yurtiçi sermaye çıkışı da krizin diğer bir nedenini oluşturdu. Piyasanın kontrol edilememesi yatırımcılarda güven kaybı ve panik oluşturdu. Kasım 2000 ile Eylül 2001 tarihleri arasında ülkeden ciddi sermaye çıkışları oldu.

Kaynak: The Making of The Turkish Financial Crisis, World Development

Kaynak: The Making of The Turkish Financial Crisis, World Development

Sermaye çıkışı sonucu:

Yatırımcıların paniklemesi ve güven kaybı yaşaması sebebiyle yurtiçinde hızlanan ve ciddi oranda artan sermaye çıkışı Türkiye genelinde bütçe açıklarının finanse edilememesi ve şirketlerin batmasıyla sonuçlandı.

3. Şirketlerin batması

Bütçe açıklarının finanse edilememesi ve reel sektörde ciddi düzeyde şirketlerin batması aynı zamanda ülkede milyonlarca kişinin işsiz kalmasına da sebep olmuştu. İşsizliğin tavan yaptığı ekonomide esnaflar kepenk kapatarak protestolar yapmaya başlamıştı.

Akıllarda kalan bu protestolardan en önemlisi hatta krizin simgesi, bir esnafın dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’e yazarkasa fırlatmasıydı.

Bülent Ecevit’e esnaftan yazarkasa protestosu, 2001.

Şirketlerin batmasının sonucu:

Ocak ve Eylül aylarında 14540 şirketin batması ve işsizliğin artması hane halkını darboğaza sokmuştu. Ülke genelinde azalan tüketim harcamaları şirketlerin üretimlerini ve personel sayılarını azaltmasına neden olurken bu durum işsizliği daha da artırmıştı.

4. Yükselen faiz oranları

Siyasi istikrarsızlık, yatırımcıların paniğe kapılması ve sermaye çıkışının ardından yükselen faiz oranları da krizin nedenleri arasındadır.

Yükselen faiz oranları sonucu:

Bankacılık sisteminin kredileri fonlayamaması, yüksek faiz oranlarıyla nedeniyle tahvillere yatırım yapmayı tercih etmesi ve Merkez Bankası’nın yüksek faizler sebebiyle bütçe açıklarını finanse edememesi yükselen faizin sonuçlarındandır.

5. 1998 Rusya Krizi ve 1999 Marmara Depremi

Kısmen Doğu Asya krizi ve 1998 Rusya krizi de yükselen ekonomilere sermaye akımlarının daralmasına neden olduğu için ülke ekonomisini etkilemişti. Diğer yandan daha da önemli olan 1999 Marmara Depremi de ekonomiyi olumsuz etkilemiştir.

1998 Rusya Krizi ve 1999 Marmara Depremi Sonuçları:

Doğu Asya krizi ülke ekonomisini çok fazla etkilemese de 1998’de Rusya’da yaşanan kriz Türk ekonomisini olumsuz etkilemiştir. Bu tarihlerde net sermaye akımının negatif seyir izlemesi ve iç borçlanma faizlerinin yükselmesiyle, maliye politikasının sıkılaştırılması büyüme hızının düşmesine neden olmuştur. 1999 Marmara Depremi’de dış kaynak kullanımının artışı ve ekonominin küçülmesiyle sonuçlanmıştır.

YORUMLAR

  1. Talha dedi ki:

    Her konuya dış güçler demek bana da saçma geliyor ama biraz araştırırsanız olayın boyutunun farklı olduğunu görürsünüz. Mesela Marmara Depremi 2001 ekonomik krizi için önemli bir etkiye sahip oldu. Bu depremin doğal yollarla ortaya çıkmadığına ilişkin bir sürü teori var. Bir diğeri de Almanların Deutsche Bank operasyonu oldu. Kim bilir bilmediğimiz daha ne oldu. Şimdi de benzer şeyler yaşanıyor olabilir.

  2. Anonim dedi ki:

    Ekonominin kırılgan olmasını bile dış güçlere bağlayanlar var. Japonya örneğine bir bakın derim. Benzer şekilde Güney Kore örneğine de bakılabilir. Sıfırdan sapasağlam bir ekonomi yarattılar.

  3. Reşit Ömer dedi ki:

    Bankacılık alanında 2001 krizi sonrası alınan önlemler işe yaramış gibi gözüküyor. Böyle bir vahim ortamda bile bankalar yerinden oynamadı. Bir daha yaşamamak dileğiyle ama bu koronavirüs olayı her şeyi yakıp yıkıyor.

  4. Ecevit dedi ki:

    Bir anayasa kitapçığı fırlatılınca nasıl olur da ekonomi çöküşe geçer ve büyük bir ekonomik kriz ortaya çıkar. Bizim ekonomimiz cidden ya çok kırılgan ya da dış güçlerin oyunlarına kurban gitmeye devam ediyoruz.