Anasayfa Ekonomi Çin’i Kurtaran 18 Cesur Çiftçi

Çin’i Kurtaran 18 Cesur Çiftçi

1970’li yıllarda, Çin’de birçok bölgede çiftçilerin yıllık geliri ortalama 2.5 dolar seviyesini geçmiyordu. Ürettikleri mahsullerin tamamını devlete vermek zorunda kalan köylüler arasında bulunan 18 gözü pek çiftçi, 1978’de bir araya geldi ve bir anlaşma yaparak işledikleri toprağı her aileye bir parsel düşecek şekilde gizlice böldü.

Çiftçilerin gizli anlaşmasına göre, her bir çiftçi devlete vermek zorunda oldukları mahsulleri verdikten sonra, fazladan ürettikleri ürünleri birbirleri arasında takas edecek veya satacaklardı. Kesinlikle yasadışı olan ve ölüm cezasıyla sonuçlanabilecek bu gizli anlaşma, çiftçiler tarafından her şeye rağmen hayata geçirildi. Her bir çiftçi devlete vermeleri gereken mahsullerden fazlasını üreterek bu fazla mahsulleri kendilerine ayırmaya başladı.

Bu gizli anlaşmanın etkileri çok geçmeden hemen fark edildi, yıllar süren ideolojik ve merkezci planlamanın başaramadığını bir grup cesur çiftçi, sadece birkaç ay içinde başardı. Üretim, şaşırtıcı şekilde yükseldi ve dönemin yenilikçi lideri Deng Xiaoping‘in dikkatini çekti. Kaynakları yetersiz olan devlet, verimin arttığını fark edince de bu gizli uygulamaya bir süre göz yumuldu.

Daha sonra yenilikçi lider Xiaoping’in desteğiyle, benzer anlaşmaların Çin’in en yoksul bölgelerinde deneme amaçlı olarak uygulamasına resmen izin verildi. Bunun devamında Çin hükümeti 1980’lerde bu uygulamayı resmi bir sisteme dönüştürdü.

Sistem çiftçilerin bir kota dâhilinde devlete vermeleri gereken mahsulleri vermelerine karşılık fazla mahsul üretmelerini ve bu fazla ürünleri kar amaçlı olarak satmalarına izin veriyordu. İşte böylece Çin’deki serbest piyasa çiftçiler sayesinde hayata geçmiş oldu.

Çin’in yoksul ve kırsal kesimlerinden çıkan bu ekonomik uygulamalar kırsalda yaşayan yoksul halka ülkenin zenginliklerinin ilk dalgasını ulaştırdı. Kısa sürede ülkenin en yoksul bölgelerine kadar ilerlemeye başlayan bu zenginlik bir grup cesur çiftçinin cesaretiyle kazanıldı.

Çinli çiftçiler şehirlere gelip mallarını sattıkça elde ettikleri gelir, kentli nüfusu hayrete düşürürken, çiftçilerin bu girişimi kentlileri de serbest piyasanın varlığı konusuna uyandırmaya yetti. Hatırı sayılır bir gelir elde etmeye başlayan çiftçiler, paralarına para katmak istedi. Böylece çiftçiler ve yerel yönetimler birikimleriyle kooperatifler oluşturarak yatırımlar yapmaya başladı. Kasaba ve köylerde oluşturulan bu girişimler kamu ve özel sektör arasında üçüncü bir kol oluşturdu. Hatta bazıları piyasadaki en rekabetçi oluşumlara dönüştü.

Bugün Çin’de gerçekleşen büyük çaplı girişimlerinin çoğunun, paralarını değerlendirmek isteyen çiftçilerin oluşturduğu fonlarla hayata geçtiği biliniyor. Yatırımcılarla devletin çıkarlarını birbirinden kesin çizgilerle ayırmayan bu kendine özgü yapıyla, Çin iş dünyası günümüzde baş döndürücü bir hale gelmiş oldu.


Görüşlerinizi Yazın

Please enter your comment!
Please enter your name here