Facebook için Bu Gerçek Bir Çöküş Mü?

13.10.2021

İster kabul edin ister etmeyin, kişisel bilgilerimiz bir sürü uygulama ve web sitesine bağlı.

Çoğumuz bu tür hesapları yapıyoruz, hatta bazen bunun hakkında iki üç kez düşünüyoruz ve genellikle de alternatif bir seçenek bulamıyoruz.

Elbette, bu web sitesi ya da uygulamalara üye olmamayı, onları kullanmamayı seçebiliriz, ama bunu yaptığımız takdirde birbirine bağlı bir dünyada yaşamanın rahatlığını kaybediyoruz. Bu şekilde bağlı olmak hayatı binlerce kez kolaylaştırıyor.

Facebook’a geri döndüğümüzde, bilgilerinizi vermek için iki ya da üç kez düşünmediğinize eminim. Muhtemelen Facebook’un eski sınıf arkadaşlarınızla, iş arkadaşlarınızla ve ailenizle iletişimde kalabileceğiniz bir web sitesi olduğunu düşündünüz.

Ancak Facebook’un muhtemelen bizim hakkımızda kendi arkadaşlarımızdan veya ailemizden daha çok şey bileceğini çoğumuz tahmin edemedik. Mesela etkileşimde bulunduğumuz içeriğin türünü biliyor. Bir kere bunu bildiğinde, ilgimizi çekmeyen içeriği ayıklayarak hoşlandığımız şeyleri bizlere gösteriyor.

Teorik olarak, bu harika bir fikir gibi gözüküyor. Ama o zaman, sadece ve sadece ilgimizi çeken şeyleri görmeye başlıyoruz.

Cambridge Analytica

Facebook’un hayatlarımızı ne kadar etkileyeceğini kimsenin tahmin etmesinin bir yolu yoktu. Facebook gibi bir güç çok fazla sorumluluk gerektiriyor. Ayrıca, bu gücü ve etkiyi kötüye kullanmak isteyen ve finansal açıdan fayda sağlamak için kullanıcılardan yararlanan çok sayıda insan ve şirket var.

İşte geçtiğimiz ay, Facebook ve veri analiz şirketi Cambridge Analytica, büyük bir sosyal medya platformunun gücünü kötüye kullanmasıyla ilgili haberlerde yer aldı.

Aynı zamanda, Cambridge Analytica, Facebook gibi devasa ağların ellerinde bulundurduğu verilerin kötüye kullanılabileceğini ve bu anlamdaki endişelerin yersiz olmadığını da kanıtladı.

Bu veri analiz ve politik reklam skandalının ortasında, Facebook ve Cambridge Analytica’nın kullandığı yöntemin, kullanıcılarına film önermek için Netflix’in kullandığı bir yönteme benzer olduğu ortaya çıktı.

Facebook, Cambridge Analytica’nın, ‘Facebook Politikaları’nı ihlal ettiğini iddia ediyor. Bununla birlikte, bir bireyin kişilik özelliklerini tahmin etmek ve reklamları daha etkili hale getirmek için 50 milyon Facebook profilinden veri toplamakla şirketi sorumlu tutuyor.

Cambridge Analytica’nın müşterilerinden biri Donald Trump’ın başkanlık kampanyasıydı. Trump’ın kampanya danışmanlarının, Cambridge Analytica’nın hedeflenen dijital politik reklamları oluşturmak için 50 milyon Facebook kullanıcısından aldıkları verileri kullandığı iddia ediliyor.

Geçen ayın başlarında Cambridge Analytica skandalı nedeniyle Facebook’un piyasa değeri 80 milyar dolar eridi ve şirketin hisse senetleri değer kaybetti.

Öte yandan, dünyanın dört bir yanındaki devletler, uluslarının etkilenip etkilenmediğini belirlemek için Facebook’a soruşturma açmayı sürdürüyorlar.

Kullanıcıların Facebook’u silmelerini isteyen bir sosyal medya hareketi bile var.

#DeleteFacebook

Skandala ilişkin daha fazla bilgi kamuya sızdıkça, Facebook eleştirilere ve iddialara net cevaplar vermekte zorlanıyor.

Mart ayı ortasında Facebook, sitenin politikalarını ihlal eden veri analiz şirketine yönelik endişelerden dolayı Cambridge Analytica’nın reklam hesabının askıya alınacağını açıkladı. Ancak Facebook hala kullanıcılarından ve hissedarlarından dozu giderek artan tepkiler görmeye devam ediyor.

Kimin suçlanacağına bakılmaksızın, hem Facebook hem de Cambridge Analytica gündemde. Tüm dünyada sosyal medya ağlarının ne kadar güçlü olduğu ve verilerin ne denli önemli olduğu konusunda artan bir farkındalık var.

Amerika Birleşik Devletleri’nde yasa koyucular, Federal Ticaret Komisyonu ve diğer kurumlar araştırıyor ve kullanıcıların korunması için konması gereken kuralları düşünüyor.

Ünlüler ve şirketler Facebook’a gelince birkaç adım geride duruyor. Kısa süre önce ünlü komedyen Will Ferrell Facebook hesabını sildi ve takipçilerine böyle bir web sitesinde bulunamayacağını belirten bir mesaj bıraktı.

Popüler mesajlaşma uygulaması WhatsApp’ın kurucuları arasında yer alan ve daha sonra uygulamayı Facebook satan Brian Acton, #deletefacebook isimli bir kampanya başlatarak kullanıcıları Facebook’u silmeye davet etti.

Ünlü girişimci Elon Musk yaşananlara alaycı bir tepki gösterdi. Kurucularından olduğu SpaceX ve Tesla, milyonlarca takipçiye sahip olan Facebook sayfalarını sildi.

Facebook uzun bir süredir zirvede bulunuyordu, muhtemelen düşecekmiş gibi de görünmüyordu. Ama işte buradayız.

Bir şirket milyonlarca kullanıcıya ait verilerle uğraşırken, kullanıcıların verileri hakkında endişelenmeleri gerekmediğini ve Facebook kadar büyük bir şirkete güvenmenin mümkün olduğunu kanıtlamak şimdi biraz daha zor olacak.

Ancak bazen Facebook gibi dev şirketler bunu görmezler. Kullanıcıları yalnızca kâr elde etmenin bir yolu olarak görürler ve yaptıkları işin sürekliliği için kullanıcılara sahip olmaları gerektiğini unutabilirler.

Bir düşünün: Facebook’un hiç kullanıcısı olmasaydı, kullanıcı verileri de olmazdı. Eğer hiç kullanıcı yoksa, yatırımcıların yatırım yapmak için, şirketlerin de Facebook’un web sitesinde reklam alanı satın almaları için bir nedenleri olmazdı.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.