Algoritmik Trading ve Piyasa Bozulmaları

Yine tarihten bir giriş yapalım. 1815 yılında Prusya – Büyük Britanya ittifakı, Napolyon’un ordularını Waterloo Savaşı’nda yendi. Bir efsaneye göre daha savaşın sıcağı bitip yaralılar savaş alanından geriye çekilmemişken Rotschild Hanedanlığı’nın posta güvercinlerinden biri Londra’ya giden yolu yarılamıştı bile.

Nathan Rotschild, Fransızların İngiltere’ye giremeyeceklerini diğer tüm tüccarlardan önce öğrenmişti. Bu sayede de elindeki bilgiyle satın aldığı Büyük Britanya devlet tahvilleri ile çok büyük karlar elde etmişti.

Bilgiyi herkesten önce alıp erken hareket etmek kesinlikle cazibeli ve karlı bir hamle.

Günümüzde ise borsa yatırımcıları yüksek hızda alım-satım yapmak için posta güvercinleri yerine algoritmik trading yazılımları kullanıyor. Ancak birçoğuna göre bu, piyasaları bozan bir yöntem çünkü uzmanları ve regülatörleri gereğinden hızlı hareket etmeye mecbur bırakıyor.

Algoritmik Trading Yazılımları Nasıl Çalışıyor?

Algoritma, bir işlemin tamamlanması için yapılan, adım adım tanımlanmış prosedürlere denir.

Bu durumda algoritmik trading (veya kısaca ‘algo’ trade) herhangi bir finans piyasasında zaman, fiyat, hacim gibi bazı değişkenlere göre önceden programlanmış büyük ölçekli borsa emirleri olarak ifade edilebilir.

Algoritmik al-sat komutlarına şöyle anlaşılır örnekler vermek mümkün; Bir şirketin 50 günlük hareketli ortalaması 200 günlük hareketli ortalamasının üstüne çıkarsa o şirketten 50 birim hisse satın al.

Bir şirketin 50 günlük hareketli ortalaması 200 günlük hareketli ortalamasının altına düşerse şirketin hisselerini elden çıkar.

Büyük komutlar genelde küçük parçalara bölünür ve komutun verildiği yazılım her bir parçanın alım-satımı için en iyi ve en kötü zamanları hesaplar.

Bu hesaplamalar insan müdahalesi olmaksızın çok hızlı şekilde gerçekleşir ve algo trade insan kapasitesinin hiçbir şekilde ulaşamayacağı hızlarda ve sıklıkta al-sat yaparak çok büyük miktarda karlar getirebilir.

Yatırım bankaları, devasa yatırım fonları ve hedge fonları genelde büyük komutları yerine getirmesi için algoritmik alım satımı kullanırlar.

Algoritmik trade yazılımları finans kuruluşları için uygun maliyetli bir çözüm; bu tür yazılımlar açık komutları harfi harfine uyguluyor, fiyatları gözlemliyor ve durup dinlenmeksizin işlem yapabiliyorlar, hem de bir kuruş maaş almadan!

Kan Banyoları

Uluslararası Borsa Organizasyonları Komisyonu (The International Organization of Securities Commissions, kısaca “IOSCO”), 2011 yılında, birden fazla piyasa içerisinde karşılıklı olarak çalışan algoritmik trade yazılımlarının, borsaların birbirleriyle sıkı ilişkileri olması nedeniyle bir borsada olan şoku hızlı bir şekilde diğer bir borsaya yansıtma ihtimalinin olduğunu söyledi.

IOSCO’nun bu savını desteklemek için kullandığı örnek, Dow Jones Endeksi’nin 2010’da yaşadığı sert düşüştü.

6 Mayıs 2010 tarihinde, ABD Doğu Standart Saati ile 2:30 sularında Dow Jones Endüstri Endeksi 10 dakika içinde 1000 puan düştü. Bu düşüş, o tarihe kadarki en yüksek düşüştü.

Aşağıdaki videoda bu büyük düşüşün yatırımcılara nasıl bir şok yaşattığına anı anı şahit olabilirsiniz.

Bir trilyon doların üzerinde kaynak bir anda yok oldu, hiçkimse bunun niye olduğunu anlayamadı. O gün, finans tarihinin tabiri caizse en büyük “katliamlarından” biri yaşandı.

300 farklı hisse senedi üzerinde 20,000’in üzerinde satış emri verildi ve bu hisseler, saniyeler önceki değerlerinden yüzde 60 daha pahalıya satıldı. Borsaya öyle bir kaos çöktü ki kimi hisse senetleri bir sente kadar düşerken kimi hisseler birim başına 100,000 dolara kadar çıktı.

Bu finansal katliam aynı gün içerisinde yüzde 70 oranında normale döndü.

Fakat yatırımcılara yaşattığı şok hafızalardan uzun süre silinemedi. Bu kısa süreli sert düşüşün, algoritmik işlem yazılımlarının yarattığı yüksek hızda yapay alış-satış hacmi sonucunda ortaya çıktığı anlaşıldı.

(Meraklı okuyucularımız için teknik bir açıklama yapacak olursak ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun raporuna göre bu olay adı açıklanmayan bir yatırım fonu grubunun 4 milyar dolar değerindeki 75.000 ‘E-Mini S&P 500 Endeksi Vadeli İşlem Sözleşmesi’ni satma işlemi nedeni sonucunda tetiklendi.)

Yüksek volatilitenin düşük likidite ile birleşmesi, algoritmik işlem yazılımlarının ‘e-mini’ satış emrini yanlış okuyup var olandan çok daha büyük bir piyasa hareketliliği olduğunu düşünmesini sağladı. Ve bu duruma yol açan yazılım, yukarıda bahsettiğimiz şartlara uzun süre maruz kalmamak üzere programlanmıştı. O elindekileri çıkarmaya başlayınca diğer tüm yazılımlar da aynısını yapmaya başladılar.

Güncel Durumlar

2010’da yaşananlara benzer bir olay 2018’de de yaşandı.

6 Şubat 2018, saat 3 sularında, New York’da bir grup insandan gelemeyecek hızda satış komutları akmaya başladı.

Haliyle herkesin aklına 2010’da yaşananlar geldi ve herkes bir an tabiri caizse “ne oluyor lan?” diye kala kaldı.

BB&T Bank’ın Alabama’da yaşayan kıdemli başkan yardımcısı Walter Hellwig, verdiği bir demeçte o gün olanları şöyle anlatıyor;

“Bizi asıl endişelendiren piyasanın bozulma hızı olmuştu. Sabahki düşüşü kesinlikle insanlar başlattı, fakat öğleden sonraki çöküş makinelerin eseriydi.”

Beklenmedik gelişmelere düşünmeden verilen yüksek hızlı tepkiler, finans piyasalarını mahvedecek eylemlere yol açabilir.

Algo trade sayesinde piyasa bilgileri üzerine hareket etme yarışı iyice kran kırana olmaya başladı. Batıda uzun yıllardır kullanılan bu yöntem BISTECH dönüşümünün ardından Türkiye’de de popüler hale gelmeye başladı.

Artık hızlı uçan güvercinler yerine daha göz kırmpanız tamamlanmadan 400 piyasa komutu verebilen algoritmalar var.


Yorum yap

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz