Anasayfa Yatırım Borsa Hisse Senedi Fiyatlarını Belirleyen 10 Faktör

Hisse Senedi Fiyatlarını Belirleyen 10 Faktör

Hisse senedi fiyatı nasıl belirlenir, nasıl oluşur, neye göre fiyatlar düşer ve yükselir sorularının cevabı borsada yatırım yapmaya başlayacak herkes tarafından merak edilmektedir. Bu yayında hisse senedi fiyatlarını belirleyen faktörleri öğrenebilirsiniz.

3

Hisse senedi almaya başlayacak pek çok kimse hisse senedi fiyatları nasıl belirlenir, nasıl oluşur ve neye göre değişir gibi soruların cevabını öğrenmeye çalışıyor.

Bu soruların kaynağı çok güzel çünkü her bir yatırımcı kazanç sağlayabilmek için, yatırım yapacağı hisse senedinin alış ve satış fiyatının neye göre ve nasıl belirlendiğini mutlaka öğrenmek zorundadır ki, konuyla ilgili bir fikri olsun ve para kazanabilsin. Bu gerçekten önemli hepimiz para kazanmak için büyük emekler veriyoruz ve haliyle iyi kararlar alarak paramızın bize daha fazla kazandırmasını umut ediyoruz.

Hisse senedi fiyatları çeşitli birçok faktöre göre belirlenmekte ve değişmektedir. Bu çeşitli faktörlerin her birinin oluşturduğu etkilerin tamamı da genel olarak borsaları ve hisse senedi fiyatlarını oluşturmaktadır. Faktörleri çeşitli örneklerle de açıklayacağım ve anlaşılabilir olmasına da özen göstereceğim.

1. Arz ve Talep

Hisse senedi fiyatları arz ve talep yasalarına göre şekillenmektedir. Alfred Marshall ve Leon Walras’ın asırlık bu ekonomi modeli hisse senedi fiyatlarını oluşturan en temel faktördür.

Tanım vermek yerine doğrudan bir örnekle açıklamak istiyorum. Diyelim ki, bir semt pazarına gittiniz. Bir tezgahta farklı renklerde onlarca tişört satılıyor. Pazarda tişört satan başka tezgah da yok. Siz kırmızı olanını arıyorsunuz ama onca renk varken kırmızı olanı yok derken, nihayet tezgahın altında bir tane buluyorsunuz. O kadar popüler ki herkes kırmızı tişört almak istiyor, onca renk arasından bir tane kalmış ve pazarlık başlıyor, satıcıya soruyorsunuz ‘en son kaça olur bu’, satıcı kırmızı tişörte olan talebi bildiği ve illaki aklındaki fiyata satabileceğine emin olduğu için indirim yapmıyor. ‘Son fiyat, oluru bu zaten’ diyor.

Şimdi de farklı bir yolla pazar tezgahına yolumuz düşsün. Diyelim ki, tişört satan tezgahın önünden yavaşça ilerliyoruz, üstelik bu kez tişört satan 2-3 farklı tezgah ve satıcı da var, diğer örnekteki gibi tek değil, bolca kırmızı tişört var. Ama ne yazık ki bu kez biz alıcı değiliz, almaya niyetimiz yok, tişört kırmızı olsa bile umurumuzda değil üstelik artık kimse tişörtte almıyor. O da ne satıcı bize sesleniyor ‘tişörtlerim var, buyurun’ diyor. Göz ucuyla bakıyor ve almak istemediğimizi söylüyoruz. Satıcı ‘çok güzel kırmızı renkte olanı da var, gelin size indirimde yaparım, fiyatta anlaşırız’ diyor.

İşte arz ve talep yasaları, işte fiyat! Pazar ki biz buna piyasa deniliyor, arz ve talebin dengelendiği, pazarlığın yapıldığı ve fiyatın belirlendiği yerdir. Şöyle toparlayabilirim; herkes tişört satmak isterse (arz) fiyatlar düşer, alıcılar çok fazlaysa (talep) fiyatlar artar.

Bu kural tişört için de hisse senedi için de alacağınız herhangi bir şey için de geçerlidir. Değişen fiyatları biz, alıcı ve satıcılar belirleriz. Alıcının çok olduğu bir hisse senedinin fiyatları artarken, satıcısının çok olduğu bir hisse senedinin fiyatı da düşer.

2. Ekonomi

Bir ülke ekonomisindeki sağlıklı ekonomik göstergeler istikrarlı borsayı işaret eder. Bir ülkedeki ekonomik veriler ne kadar olumlu olursa bu durum borsanın da o denli güçlü ve yatırım yapılabilir olduğunu gösterir. Bir ülke ekonomisindeki sağlıklı olmayan veriler de tahmin edebileceğiniz gibi tam tersini işaret eder.

Örnek verecek olursam, mesela işsizliğin düşük olduğu bir ülkede işsizlik oranı verileri ekonominin güçlü olduğunun göstergelerinden biridir. Bu şu anlama geliyor, işsizlik oranı düşük, öyleyse ülkede yaşayan insanların büyük çoğunluğu bir iş sahibi ve para kazanıyorlar. Para kazanabildikleri için de insanlar yatırım yapabiliyorlar.

Başka bir örnek de ülkelerce önceden belirlenmiş zamanlarda açıklanan perakende satış verileridir. Ekonominin büyük bir bölümünü oluşturması sebebiyle perakende satışlar önemlidir ve takip edilmesi gerekir. Perakende satışlar aydan aya ve özel günlerde yüksek değişkenlik gösterebilir. Mesela, ABD’de ünlü indirim günü Black Friday (Kara Cuma), Şükran Günü ve Noel arifesi gibi zamanlarda satışlar daha yüksek olur. Türkiye’de de Yeni Yıl ve İslami bayram arifelerinde satışların genellikle yüksek performans gösterdiğini söyleyebiliriz.

Faiz oranları da borsayı, dolayısıyla da hisse senedi fiyatlarını etkilemektedir. Basitçe açıklayacak olursam, faizlerin yüksek olduğu bir ekonomide tasarruf sahipleri borsada hisse senedi alımını tercih etmek yerine tahvil ve faiz getirisi elde edebilecekleri çeşitli fonları almayı tercih ederler. Bu durumda da hisse senedi fiyatları düşer. Faiz oranlarının yükselmesi bahsettiğim sebeple hisse senedi fiyatını düşürmektedir, tam tersi bir durumda faiz oranları azaldığında ise hisse senedi fiyatları artmaktadır. Söz gelimi, hisse fiyatları ve faiz oranları arasında ters orantılı bir ilişki söz konusudur.

Bunların dışında bir ülke ekonomisinin ne kadar sağlıklı olduğu konusunda fikir alabilmek için tarım dışı istihdam, enflasyon rakamları, kişisel gelirler, kişisel harcamalar ve sanayi üretim gibi ekonomik verileri takip etmeniz gerekir. Borsayı etkileyen haberler yazımdan da konuyla ilgili ek bilgi alabilirsiniz.

3. Şirket Haberleri ve Gelişmeler

Resmi şirket bildirileri ve şirket haberleri de hisse senedi fiyatlarını etkilemektedir. Düşünün ki bir şirketten hisse senedi alacaksınız, elbette kuşkusuz ki şirketle ilgili gelişmeler doğrudan şirketin hisse fiyatlarını da etkileyecektir. Şirketle ilgili büyük gelişmelerin hisseyi etkilememesi çok da mümkün değildir.

Örneğin, hisse senedine sahip olduğunuz bir şirketin büyük bir satın alma haberini duyurduğunu düşünün. Bu satın alımın şirket için iyi olacağı öngörülüyorsa şirketin hisse fiyatları yükselir.

Taze bir örnekle devam edeyim. Konuyla ilgili haberleri takip etmişseniz sosyal ağ şirketi Twitter (TWTR) için uzun bir süredir işlerin pek de yolunda gitmediğini görmüşsünüzdür. Şirketin aktif kullanıcı sayısının gerilemesi, şirketin bir türlü hedeflediği reklam gelirlerini elde edememesi gibi ortada birçok olumsuz veri var. Haliyle yatırımcılar bu durumdan hiç de memnun değil ve açıklanan her bir olumsuz veri ya da şirketle ilgili olumsuz gelişme, Twitter’ın borsada değer kaybetmesine yani hisse senedi fiyatlarının düşmesine neden oluyor. En son Twitter yönetimi şirketin satışı için kurulu toplamıştı. Şirketin talipleri arasında Google, Apple ve dünyanın en büyük medya şirketlerinden Disney’in muhtemel alıcılar olduğu söyleniyordu. Bu yazıyı hazırladığım sırada adı geçen bu şirketlerin Twitter ile ilgilenmediğine dair haberler çıkması sonucunda şirket hisseleri yüzde 20 değer kaybetti. Bakın şirketle ilgili olumsuz bir gelişme hisse senedi fiyatını nasıl da kötü etkiledi.

Madem sosyal ağlar dedik, Microsoft’un son büyük satın almasından da bahsedelim. Microsoft 26.2 milyar dolar bedelle profesyonel sosyal iş ağı LinkedIn’i satın aldı. Şirketin bu satın almasından sonra LinkedIn (LNKD) hisseleri yüzde 48 değer kazanmıştı.

Peki, satın almalar her zaman şirketlerin hisse senedi fiyatını yükseltiyor mu? Kesinlikle hayır. Mesela, Facebook (FB) mesajlaşma uygulaması WhatsApp’i 19 milyar dolara satın aldığında şirketin hisseleri adeta çakılmıştı. Bunun sebebi mevcut yatırımcıların durumu, Facebook’un sahip olduğu genç kitleyi elinden kaçırmış olduğu, bu açığı WhatsApp ile kapatmaya çalıştığı şeklinde yorumlamasıydı. Üstelik Facebook’un kasasından çıkan devasa tutar hisse senedi sahiplerini memnun etmemişti. Bu sebeple şirket hisseleri satın alma haberi sonrası bir süre yoğun şekilde elden çıkarılmış, hisse fiyatları değer kaybetmişti.

Türkiye’den de örnek vereyim. Bazı zamanlar dünyanın en büyük perakende devlerinden Wal-mart’ın bizim Migros’u (MGROS) satın alacağı yönünde haberler çıkıyor. Ne zaman bu haber çıksa Migros’un hisse fiyatları uçuşa geçiyor.

Diyeceğim şu ki şirketler hakkındaki resmi duyurular, şirketlerle ilgili gelişmeler, satın alma haberleri de hisse fiyatlarını yükseltebilir de düşürebilir de. Bu nedenle yatırım yaptığınız bir şirkete ait haber ve gelişmeleri takip etmeniz gerekir. Bu gelişmeler aynı zamanda borsada temel analiz yapmak için de kullanılmaktadır.

4. Beklentiler, Spekülasyon ve Manipülasyon

Borsa piyasası hakkında henüz yeni fikir edinmiş çoğu yatırımcı spekülasyon ve manipülasyonu karıştırdığı için önce bu iki kavramın ne anlama geldiğini açıklayayım.

Manipülasyon, önceden bilerek ve isteyerek hisse senedi fiyatlarını düşürecek veyahut yükseltecek şekilde piyasayı kendi çıkarlarına göre yönlendiren, diğer yatırımcıları zarara uğratarak, bunun karşılığında da para kazanmak anlamına gelmektedir. Manipülasyon yapmak suçtur ve cezası vardır.

Spekülasyon, gelecekte fiyatının yükseleceği öngörülen bir hisse senedini bugünden almak veya gelecekte fiyatının düşeceği bir hisse senedini bugünden satmak anlamına gelmektedir. Spekülasyon bir suç değildir ve spekülasyon yapmak serbesttir.

Aralarındaki fark budur. Spekülasyonun serbest, manipülasyonun yasaktır.

Borsada güven her zaman önemli bir rol oynamaktadır. Yatırımcılar güvendikleri hisse senetlerini almaya daha istekli olurken, güvenmedikleri hisse senetlerini riskli gördükleri için almaya istekli olmazlar.

Diğer yandan güven, hisse senedi alınacak şirkete yönelik olabilirken, ülke ekonomisine yönelikte olabilir. Örneğin, ne yaptığı tam olarak bilinmeyen şirketler güvensizlik yaratabilirken, ülkenin ekonomik verilerindeki kötü gidişatta yatırımcıda güvensizlik yaratabilir.

Yatırımcının güveni ya da güvensizliği ile oluşan beklentileri de bu sebeple hisse senedi fiyatlarını belirleyen faktörler arasındadır.

5. Siyasi olaylar

İç siyasi olaylar ülke borsası üzerinde son derece önemli bir etkiye sahiptir. Ülke için de yaşanan siyasi, politik olaylar borsayı etkiler. Siyasi istikrarsızlık, hükümete duyulan güvenin azalması, yönetime yapılan askeri müdahaleler, yolsuzluklar ve ülke parlamentosundaki derin kutuplaşmalar gibi problemleri borsayı etkileyebilecek öneme sahip siyasi, politik olaylar olarak gösterebilirim.

Bu madde de özellikle Türkiye’den örnekler vermek istiyorum ama kısaca dünyaya da bakmadan geçmeyelim. 1963 yılında ABD’nin otuz beşinci başkanı John F. Kennedy’nin 22 Kasım Cuma günü bir suikast sonucu öldürülmesinin ardından ülkede borsa çökmüş, piyasalar batmıştı. Yine yakın tarihte iki yıl önce o dönemin Yunanistan hükümetinin Cumhurbaşkanlığı seçimlerini öne çekerek siyasi manevra yapması Atina Borsası’nı son 20 yılın en sert günlük düşüşünü yaşamasına sebep olmuştu.

Türkiye’ye gelince, 2001 krizi nedenleri arasında yer alan dönemin Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ı arasında yaşanan siyasi gerginlik yine o dönemde borsanın yüzde 15 gibi tarihi bir düşüş yaşamasına sebep olmuştu.

Tarihi genişletecek olursam, Türkiye’de 1987 ve 2006 arasındaki dönem incelendiğinde yaşanan askeri müdahalelerin, 1991 – 2002 döneminde kendi için de birbirleriyle uyumsuz koalisyon hükümetlerinin, 1980 yılı sonrasında halk arasında meydana gelen laik – anti laik kutuplaşmaların ülkede sıklıkla yaşanan politik, siyasi istikrarsızlık dönemlerinin ortaya çıkardığı ekonomik olumsuzlukları borsayı da kötü etkilemiştir.

Benzeri siyasi, politik istikrarsızlar ülke ekonomilerini olumsuz etkiliyor, olumsuz etkilenen ekonomi de ikinci başlıkta belirttiğim gibi borsayı olumsuz etkiliyor. Benzeri olayların yaşanmadığı ve siyasi istikrarın olduğu bir ülkede de tam tersi olarak olumlu etkiler peydah olabilmektedir.

6. Büyük skandallar

Gazete ve haber sitelerinde en ön sayfalarda büyük yer kaplayan skandallar çoğu zaman borsa üzerinde önem arz ederler. Dolandırıcılıklar, finansal aracıların içinde patlak veren sorunlar, hileler, hapis cezaları, yargılamalar, davalar hemen her benzeri skandal hisse senedi fiyatları üzerinde etkiyle sebep olabilir.

Birkaç sene önce finansal aracılarının hile yapmasıyla gündeme gelen Macaristan’da bu skandal patlak vermişti. Skandal sonrasında Macaristan borsası büyük değer kaybetmişti.

En bilinenlerden Enron ve Parmalat skandalları da ortaya çıktığı dönem büyük etkileri beraberlerinde getirmişlerdi. Bunlar gerçekten de büyük skandallardı. Parmalat Avrupa’da ilk olması açısından yaptığı usulsüz işlemlerle patlak verdiği dönemde büyük yankı uyandırmıştı. Buradan Enron skandalını çekip aldığımızda, o dönemde bu skandal borsayı etkilemişti.

Yalnızca büyük şirketlerde çıkan skandallar borsayı etkiler diye bir şey yoktur. Hisse senedini elinde tuttuğunuz şirketin üst düzey yöneticilerinden birinin de usulsüzlük yaptığı ortaya çıkarsa bu da büyük bir skandaldır ve kuşkusuz ki fiyatlar üzerinde düşürücü etki yaratır.

7. Güçlü Medya

Finans siteleri, haber siteleri, gazeteler, dergiler, televizyonlar veya sosyal medyada hisse senedi fiyatlarını etkileyebilir.

Medya sadece büyük skandallara yer vermez aynı zamanda çoğu zaman bazı dedikodulara da ‘duyum’ adı altında yer verebilir. Birkaç madde önce bahsettiğim Wal-Mart Migros’u satın alacak örneğini hatırlıyorsunuzdur. Satın aldı mı, hayır. Haber gerçek miydi, hayır. Haber sonrası Migros hisseleri yükseldi mi, evet. Bu örnek bile hisse senedi fiyatları üzerinde medyanın nasıl büyük bir etkisi olduğunu görmenize yeter.

Şirketler hakkında, şirket yöneticileri hakkında veya elinizdeki kağıdı etkileyebilecek herhangi bir durumla ilgili medyanın yer verdiği haberler gerçek olmasa, gerçeği yansıtmasa, söylenti olsa bile fiyatları etkileyebilmektedir.

8. Küresel Olaylar ve Gelişmeler

Uluslararası olay ve gelişmeler özellikle gelişmekte olan ülke borsaları üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Döviz kurları, ticaret anlaşmaları ve değişen uluslararası ilişkiler hisse senedi fiyatlarını etkileyebilmektedir.

Bunların dışında bazı ülkeler var ki hisse senedi piyasaları üzerinde doğrudan büyük etkiler yaratıyor. Amerika Birleşik Devletleri, bugün dünyanın en büyük ekonomisi ve en güçlü ülkesidir. ABD’de açıklanan ekonomik veriler küresel hisse senetleri başta olmak üzere petrol ve değerli metallerin fiyatlarını etkileyebilmektedir.

Faizlerin borsayı etkilediğini söylemiştim. Örneğin, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) faizleri yükseltirse, Türk lirasının diğer para birimleri karşısında değerinin yükselişini görebileceğimiz gibi aynı zamanda bunun sonucu olarak borsada fiyatların da düştüğüne şahitlik edebiliriz. TCMB’nin faiz kararları borsayı etkiler fakat bu karar küresel piyasaları etkilemez. Ama ABD Merkez Bankası faizleri yükseltmeye veya düşürmeye karar verirse Türkiye dahil birçok ülke borsası bu hareketten etkilenir. Diyelim ki ABD Merkez Bankası faizleri yükseltmeye karar verdi, işte bu durumda Türkiye’deki hisse senetlerinin de düşüşe geçmesi beklenebilir.

ABD dışında dünyayı etkileyen başka ülkelerde vardır. Mesela, ABD’den sonra dünyanın en güçlü ekonomisi olan Çin’de yaşanan gelişmeler de dünya borsalarını etkileyebilmektedir.

Sadece dünyanın güçlü ekonomilerinin, ekonomi verileri küresel ve yerel piyasaları etkilemez. Bu ülkelerde yaşanan siyasi olaylar ve yatırımcıların paniklemesine neden olabilecek, aklınıza gelen hemen her büyük gelişme de borsaları etkileyebilir. Yönetim değişiklikleri, seçimler, toplumsal olaylar buna örnek gösterilebilir.

9. Doğal Afetler

Ülkelerde yanşan doğal afetler genelde piyasalar üzerinde olumsuz etki yaratsa da eğer sonrasında ekonomiyi canlandıracak bir doğal afet yaşanmışsa nadiren de olsa bu olumlu bir etki yaratabilir.

Depremler, sel, kasırgalar gibi aklınıza gelebilecek büyük afetler, çoğu zaman iyi sonuçları beraberinde getirmiyor. Örneğin, ülkemizde 17 Ağustos 1999’da yaşanan deprem sonrası faizler yüzde 115’leri bulmuş, borsada yüzde 10.3 düşüş meydana gelmişti.

Bu sebeple doğal afetlerin de hisse senedi fiyatları üzerinde bir etkisi söz konusudur.

10. Savaş ve Terör Olayları

Çoğu zaman savaş hali, piyasalarda terör olaylarından daha büyük bir etkiye sahiptir.

Yine de terörizm ve terör olayları da borsaları etkilemektedir. Örneğin, ABD’de yaşanan 11 Eylül Saldırıları sonrasında ABD borsalarında yaklaşık 1.4 trilyon dolarlık zarar meydana gelmişti. Aynı şekilde iki yıl süren Irak Savaşı da her ne kadar askeri harcamalarda bir talep yaratsa da ülke borasını çok da olumlu etkilememişti.

Dünyada yaşanan veya yaşanabilecek, korku yaratan durumlarından başka bir örnek olarak da Rusya’nın Kırım’a müdahalesini göstermek uygun olacaktır. 28 Şubat 2014’te Rusya’nın Kırım’a girmesi global çapta gerginlik ve de panik yarattığı için BIST 100 endeksi %2.18 değer kaybederken, Almanya’da DAX %3 İngiltere’de FTSE %1.4 değer kaybetmişti.

Hem savaş hem de terör olayları hisse senedi fiyatlarını etkileyebilmektedir.

Hisse senedi fiyatları nasıl oluşur, nasıl belirlenir ve neye göre değişir sorularınızın cevaplarını on maddede açıklamaya çalıştım. Son olarak, yine maddeler halinde anlatılan oldukça da anlaşılır borsa nedir yayınına da göz atmanız faydalı olabilir.

Yatırım İşlemlerine Başlayın

Ücretsiz Yatırım Simülatörü ile VİOP'ta hisse senedi, altın ve döviz gibi tüm yatırımları risk almadan deneyin. 100.000 lira sanal para ile risk almadan yatırım yapmayı öğrenin. Yatırım Simülatörünü bugün deneyin >>

3 Yorum

Yorum ekle

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya girin