Anasayfa Yatırım Borsa Hisse Senedi Nedir?

Hisse Senedi Nedir?

Hisse senetlerine yatırım yapmadan önce ne olduklarını bilmeniz iyi olur.

Bir şirketin hisse senedini satın aldığınızda o şirketin bir kısmını satın almış olursunuz. Haliyle hisseleri, bir şirketin mülkiyetinin parçalara bölünmüş hali olarak ifade edilebiliriz.

Diyelim ki ABC şirketinin 100 birim hissesi var ve siz 10 birim hisse satın aldınız. Yani artık ABC şirketinin %10’u sizin.

Bir şirketin hisselerine sahipseniz, o şirketin hissedarı olursunuz. Şirketin bir kısmının sahibi olarak, uzmanların deyimiyle o şirketin sermayesinde pay sahibisiniz.

Ve artık o şirketle ilgili alınacak kararlar için oy verme hakkınız var. Bu işin genel kuralı, kişinin sahip olduğu hissenin büyüklüğü ile oyunun ağırlığının doğru orantılı olmasıdır. Tabii bu durumun da çoklu hisse türüne sahip şirketler gibi istisnaları mevcuttur.

Bir yatırımcının genelde bir şirketi kişisel olarak etkileyecek kadar çok hissesi olmaz. Fakat aktivist yatırımcılar veya kurucular da bunun istisnasıdır.

Hisse Senedi Nedir?

Hisse senedi, herhangi bir şirketin sahipliğini tanımlamak için kullanılan genel bir terimdir. Bununla birlikte bir hisse, belirli bir şirketin hisse senedi belgesini ifade etmektedir. Belirli bir şirketin hissesine sahip olmak sizi hissedar yapar.

Hisse senedi, kamu veya özel herhangi bir kuruluş ya da şirket tarafından verilebilir. Ancak, bireysel sermaye portföyü yatırımcısı için sadece halka açık ve borsalarda işlem gören şirketler önemlidir. Halka açık ve borsada işlem gören herhangi bir şirketten hisse senedi almak suretiyle o şirketin hissedarı yani ortağı olabilirsiniz.

Hisse Senedi Kavramı İlk Olarak Nerede ve Nasıl Ortaya Çıkmıştır?

Hollanda Doğu Hindistan Şirketi (The Dutch East India Company), dünya üzerinde mülkiyetini paylara bölüp kamuya açık olarak satan ilk şirkettir. Birçok insan, şirketi hisselere bölüp halka arz etmeyi icat eden şirket olarak Hollanda Doğu Hindistan Şirketi’ni görür. Bundan önce yatırımcılar, bir şirkete direkt olarak yatırım yapmak yerine şirketin belirli bir girişimine yatırım yapmaktaydı.

Bu nedenle, insanlığın elindeki en eski hisse senedi belgesi de Hollanda Doğu Hindistan Şirketi’ne ait.

Hisselerin mülkiyeti, hisse senedi olarak belgelenir. Bu belge, bir kişinin bir şirketin ne kadarına sahip olduğunu gösteren yasal bir belgedir. Fakat bugün bu işler dijital olarak hallediliyor.

Her ne kadar genelde tüm hissedarların oy hakkı olsa da bazı şirketler, oy hakkı, kar payı ödemeleri gibi detayların farklılık gösterdiği çok çeşitli hisseler dağıtıyorlar.

Çok Çeşitli Hisselere Bir Örnek

NASDAQ Borası’nda işlem gören teknoloji şirketi Alphabet (Google), en meşhur çok çeşitli hisselerden. Alphabet’in NASDAQ’da GOOG ve GOOGL adıyla geçen iki farklı hissesi, bir de özel olarak tutulan başka bir sınıf hissesi var.

Bunun nedeni, yöneticilerin görece az hisseyle yatırımcı oylamalarında daha fazla oy gücüne sahip olmalarını sağlamak.

Likidite, özel hisselerle kamuya açık hisseleri birbirinden ayıran önemli bir özelliktir. Pazar likiditesi, bir hissenin fiyatında önemli bir değişme olmadan satılabilmesine denir.

Kamuya açık hisseler, genelde özel hisselerden daha fazla likiditeye sahip olurlar. Kamuya açık hisseler, menkul kıymetler borsalarında rahatça alınıp satılabilirler.

GOOG, oy hakkı olmayan üçüncü sınıf bir hisse iken GOOGL, 1 oy hakkı içeren A sınıfı bir hissedir.

Alphabet (Google) yöneticileri ise 10 oy hakkı getiren B sınıfı hisselere sahiptir; şirket kurucuları Sergey Brin ve Larry Page, ve Yönetim Kurulu Başkanı Eric Schmidt, şirketin en çok B sınıfı hissesine sahip isimleridir.

Çok sınıflı hisseler herkesin hoşuna gitmese de, çok sınıflı hisse destekçileri bu yöntemin uzun vadeli büyümeye odaklı güçlü bir yönetim organı sağladığını düşünmekteler. Çok sınıflı hisse karşıtlarına göre ise bu, şirketin geleceğini ufak bir kesimin keyfine bırakan sınırlayıcı bir uygulama.

Hissedar Hakları

Her ne kadar şirket hisselerinin %50’sini elinde tutan biri şirketin her şeyinin %50’sine sahip olsa da şirketin binasını, ekipmanlarını ve diğer mülklerini kendi kişisel amaçları için kullanamaz. Eğer hissedarı olduğunuz şirket bir sınırlı sorumlu şirketse, şirketin yükümlülüklerinden sorumlu değilsiniz demektir.

Eğer bir şirketin birim hisse fiyatı sıfıra düşerse o şirket menkul kıymet borsaları listelerinden çıkarılma riski taşır ve yatırımcıların gözünde hiçbir değeri kalmaz.

Bir şirketin hisselerinin birim fiyatının sıfıra düşmesi için birçok neden olsa da şirketin iflası, işletim sorunları, ürün ulaşılabilirliği, kalite problemleri gibi etmenler listenin başını çekmektedir.

Yani bir şirketin hisselerine sahipsiniz diye o şirketin borçlarını da üstlenmezsiniz. Eğer hissedarı olduğunuz şirket batar veya kredi borçlarını ödeyemezse, yetkililer sizden hesap soramaz.

Fakat şirketin önce borçlarını ödemesi gerekeceğinden varlıkların nakde dönüştürülmesi sürecinde ikinci planda kalırsınız.

Hisse Senetlerine Neden Yatırım Yapılmalı?

Eğer paranızı nakit olarak tutarsanız paranız bir yerden sonra değer kaybetmeye başlayacaktır. Çünkü enflasyon yükselecek, paranızın satın alma gücü düşecektir.

Satın alma gücü, paranızla ne kadar çok şey satın alabileceğinizin göstergesidir. Ekmek örneği üzerinden gidelim. Eskiden 50 kuruşa bir ekmek alabilirdiniz. Ancak şu anda standart gramajlarda bu fiyata ekmek almak mümkün değil.

Paranızı yatırım yaparak değerlendirdiğiniz zaman benzer sorunları yaşamazsınız. Ama tabii bu sonuca ulaşmak için paranızı karlı ve doğru yatırımlarla değerlendirmeniz de son derece önemlidir.

Tarihsel veriler göstermektedir ki hisse senetleri, karlı yatırım araçlarıdır.

Her ne kadar çok büyük miktarlarda istikrarlı büyüme göremeyecek olsanız da uzun vadede paranızın değer kazanması gayet olası. Fakat yatırım yaparken geçmişteki yüksek performansın gelecekte de yüksek performans garantisi vermediğini unutmamak gerekir.

Bu yüzden hisse senetlerine uzun vadeli yatırım yapmak en mantıklısıdır. Yeterince uzun yatırım yaparsanız, en kötü piyasa çöküşünden bile bir şekilde zarar görmeden kurtulabilirsiniz.

Son olarak, hisse senetlerinin işlem gördüğü borsalarda yatırımcılar açısından işlerin nasıl yürüdüğünü anlamak için Borsa Nasıl İşler yayınımıza bakabilirsiniz.


3 görüş var

  1. Yatırım fonları ile de hisselere yatırım yapılabilir. Hatta yatırım fonlarıyla başlamak bence en mantıklısı. Yönetim ücreti düşük ve iyi yönetilen fonlar var.

  2. Tüm birikiminizi olduğu gibi bir hisseye ya da hisselere yatırmadığınız takdirde endişe edecek bir şey yoktur esasen. Çünkü yatırımcılar riski en azından başlangıçta dengeli bir pay ile olabildiğince geniş bir şekilde yaymalıdır. Bu nedenle de varlıklarınızı çeşitli menkul kıymetlere (hisse senetleri, fonlar ve tahviller) ve farklı pazarlara veya şirketlere (emtialar, enerji/maden hisseleri gibi) yaymalısınız. Bu hem riski düşürür hem potansiyel getirileri artırır (veya olası kayıpları azaltır) hem de endişelerinizi hafifletir. Doğru olan da budur.

  3. Ben hisselere yatırım yapmak istiyorum. Seçtiğim ve almak istediğim hisse senetleri var. Öyle al-sat falan da yapmayacağım uzun vadede takılacağım lakin para uçar gider diye endişeleniyorum.

Görüşlerinizi Yazın

Please enter your comment!
Please enter your name here