Forex düzenlemesi sonrası yatırımcılar İngiltere ve Kıbrıs’a rota almaya başladı

SPK'nın yeni forex düzenlemesi hem sektörü hem de yatırımcıları olumsuz etkiledi.

2011’de Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından denetim altına alınan kaldıraçlı alım satım (forex) faaliyetleri yatırımcıları ülkeye döndürdüğü gibi aynı zamanda bu faaliyetlere aracılık eden kurumların daha güvenilir bir şekilde hizmet vermesini sağlamıştı.

Aradan geçen yıllar içinde forex piyasası Türkiye’de hızla büyüdü. Bu faaliyetleri sürdüren bazı firmalar ülkedeki büyük spor takımlarına dahi sponsor oldu, televizyonlara reklamlar vermeye başladılar ve istihdam sağlayarak, vergi dönüşü gibi birçok açıdan ülke ekonomisini de desteklediler. Daha da önemlisi, kaldıraçlı alım satım faaliyetleri yatırımcılar adına güvenli bir şekilde gerçekleşiyordu.

Elbette, birkaç gün önce SPK’nın yeni forex düzenlemesi yürürlüğe girene kadar. SPK’nın yeni düzenlemesiyle; forex işlemlerinde 1’e 100 olarak uygulanan kaldıraç 10’a düşürüldü ve başlangıç teminatı için de azami 50 bin TL yatırılması zorunluluğu getirildi.

Bu düzenlemenin yatırımcı mağduriyetini ve kurdaki spekülasyonu önlemek üzere getirildiğinin altı çizildi fakat yatırımcı bazında değerlendirecek olursak, yeni düzenleme esasen yatırımcıyı daha da mağdur edecek gibi gözüküyor. Çünkü yeni düzenleme hem parası olanı hem de küçük yatırımcıyı etkiliyor. Parası olanı, kaldıraç oranının düşmesi; küçük yatırımcıyı da 50 bin TL’lik başlangıç teminatı mağdur ediyor.

Bir başka darbe de yatırımcıların şimdiden Türkiye dışında kaldıraçlı alım satım işlemlerine olanak sağlayan firmalara yönlenmesiyle dolaylı olarak vuruluyor. Yurt dışı forex firmalarının denetimsizliği, vatandaşların parasını yurt dışına çıkarması, bu firmalardan kredi kartıyla teminat yatırılabilmesi ve vergilendirme sıkıntısı şimdiden görülmesi güç olmayan problemler arasında yer alıyor.

Başlangıç teminatının yüksek olması ve kaldıraç oranlarının dünya ortalamasından bir hayli düşük olması sebebiyle yatırımcılar, İngiltere, Kıbrıs gibi ülkelerde faaliyet gösteren aracı kuruluşlara paralarını kaydırıyor. Bu da hem Türkiye’de aracılık hizmeti veren firmaları etkiliyor hem de denetimden uzak bir şekilde Türkiye vatandaşı olan yatırımcıların parasını riske atıyor.

Kesin olan bir şey var, o da kaldıraçlı alım satım yapacakların, bu aracın avantajlarıyla öyle ya da böyle ve muhtemelen 2011 öncesinden alışık oldukları gibi yurt dışında işlemlerini yapmaya devam edecek olmalarıdır. Şimdiden pek çok forex firmasının bazı müşterilerini telefonla arayarak yurt dışında hesap açma teklifinde bulunduklarını da belirtmeden geçmemek gerekiyor.

SPK’nın son düzenlemesinden sonra forex Türkiye’de darbe aldı lakin işlem hacmi, dünya ticaret hacminin 50 katından fazla olan ve üstelik geneli internet üzerinden işleyen bir piyasayı sınırlandırmaya çalışma düşüncesi pek de mantıklı görünmüyor. Dünya çapında yüksek işlem hacmi ve her şeye rağmen yüksek kâr potansiyeliyle piyasaya girişi engellemek tahmin edebileceğiniz gibi mümkün olmayacak.

Söz gelimi, Türkiye’de olmasa da piyasada bulunmak isteyenler bir şekilde yine piyasada olmaya devam edecek, fakat düzenleme, ülke içinde sektörü ve yatırımcı mağduriyetini de kuşkusuz ki artıracak.


Yorum yap

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz