Anasayfa Yatırım Yatırım Portföyü Nasıl Çeşitlendirilir?

Yatırım Portföyü Nasıl Çeşitlendirilir?

Kârı maksimize etmek ve riski en aza indirmek için hemen her yatırımcının mutlak suretle portföy çeşitlendirme sanatını öğrenmesi gerekmektedir.

Yatırım yapmak, finansal özgürlüğü kazanmanın eşsiz bir yolu olmakla birlikte, tüm paranızı sadece bir şirkete veya varlığa pompaladığınızda, kesinlikle tehlikeli ve felaketlerle sonuçlanabilecek bir yoldur.

Eski toprak yatırımcıların dillerinden düşürmediği o meşhur ifadeyi alıntılayıp basitçe söylemek gerekirse: tüm yumurtaları asla aynı sepete koymamalısınız.

Bu yayının devamında, yatırım portföyünüzü en iyi şekilde nasıl çeşitlendireceğinizi ve bunu yaparken hangi faktörleri dikkate alınmanız gerektiğini öğrenebilir, en yaygın bazı portföy çeşitlendirme örneklerini görebilirsiniz.

Çeşitlendirme Nedir?

Çeşitlendirme, bir portföyde çok çeşitli yatırımlara sahip olmayı savunan bir risk yönetim tekniğidir. Buradaki amaç, iyi çeşitlendirilmiş bir portföyün daha iyi getiri sağlayacağı ve tek bir yatırıma odaklanan bir portföyden daha düşük bir risk oluşturacağı yönündedir.

Çeşitlendirme, dünyadaki tüm yatırımcıların uygulayabildikleri ve hali hazırda kullandıkları önemli bir yatırım stratejisidir. Doğru uygulandığında kâr maksimize edilirken, risk de azaltılabilmektedir.

İşte bu nedenle yatırımcılar nakit, tahvil, hisse senedi ve gayrimenkul gibi varlıkları kullanarak yatırım portföylerini, her varlık sınıfının risk ve getiri düzeyini de göz önüne alarak çeşitlendirme yapmaktadırlar.

Doğru Çeşitlendirmeye Giden Yol

Portföyünüze dahil edebileceğiniz getirisi yüksek, düşük, riskli ya da riski düşük birçok varlık bulunuyor.

Örneğin, hisse senetleri genellikle en yüksek potansiyel getiriyi sunar, ancak aynı zamanda en yüksek riski de beraberinde getirir. Bu nedenle, hisse senedi gibi uçucu ancak yüksek getirili varlıklar; tahvil ve sabit kazançlı düşük getirili yatırımlar ile bir arada kullanılmak için ideal olabilmektedir.

Bununla birlikte, her yatırımcı benzersiz olduğundan ve farklı finansal hedef ve risk iştahları bulunduğundan, yatırım portföyünü çeşitlendirmenin herkes için geçerli olan tek bir boyutu, formülü ya da çözümü yoktur. Söz gelimi, çeşitlendirme işi her yatırımcı için farklılık göstermektedir.

Yatırımcıların kendilerine en uygun çeşitlendirmeyi yapabilmeleri ve portföylerine en doğru varlıkları dahil edebilmeleri için aşağıdaki temel faktörleri dikkate almaları gerekir:

Yaş

Yatırım dünyasının en temel kabullerinden biri, portföyde yer alacak riskli varlıkların oranının yaş ile ters orantılı olması gerektiğidir. Kabul gören bu genel kanıya göre, ne kadar geçseniz o kadar risk almalısınız, ancak yaşlandıkça da aldığınız risk ölçütünü düşürmeli ve sabit getirili varlıklara yönelmelisiniz.

İki benzersiz örnekle portföy ve yaş ilişkisine açıklık getirelim.

Genç yatırımcılar getiri potansiyeli yüksek varlıklar arasında yer alan hisse senetlerini portföylerine daha fazla oranda dahil ederek en yüksek getirileri sağlayabilirler. Genç oldukları için de piyasadaki uzun vadeli olası kayıplarını telafi edebilecek zamanları olacaktır.

Aksine, daha yaşlı bir bireyin telafi zamanı daha kısıtlı olacağından veya finansal hedefleri (aile, çocuk, emeklilik gibi) değişebileceğinden gereksiz risk almak pek de mantıklı olmayacaktır. Bu açıdan, bazı yatırımcılar portföylerinde riskli varlıklara kıyasla riski düşük olan sabit getirili varlıklara daha fazla yer açmak isteyebilirler ki, bu son derece mantıklı bir tercih olur.

Risk Profili

Yatırımcılar arasında kabul gören bir diğer kuram şunu söyler: ne kadar risk, o kadar getiri. Tabi, risk almak marifet olmadığı gibi, riskten uzak durmak da bir kusur değildir.

Portföy çeşitlendirmesi, risk profili ekseninde riskleri yönetebilme kabiliyeti ile ilgilidir ve yatırımcılar risk profillerini anladıkları takdirde, portföylerinde gereksinimlerini karşılayacak bir varlık dağılımı stratejisine ulaşabilirler.

Risk profili, piyasa riskinin durumuna yönelik yatırımcının tolere edebileceği volatilite (iniş ve çıkışlar) dahilinde ne kadar risk alabilirliğinin bir göstergesidir ve yüksek riskli (agresif), orta ve düşük riskli olmak üzere üç kategoride sınıflandırılır.

Yüksek risk profiline sahip olan bir yatırımcı portföyünde daha yüksek oranda hisse senedi bulundurmayı tercih ederken, risk profili düşük olan bir yatırımcı daha yüksek oranda tahvil veya diğer düşük volatiliteye sahip yatırımları portföyünde bulundurmayı tercih edebilir.

Agresif bir yatırım portföyü genellikle şöyle görünür:

Düşük ve orta riskli bir yatırım portföyü genellikle şöyle görünür:

Hisse senetlerini çeşitlendirmede genel kural; temeli sağlam, daha büyük, daha köklü şirketlere ait hisse senetlerini seçmek ve bununla birlikte, herhangi bir sektördeki gerilemeye karşın çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren şirket hisselerini portföye dahil etmektir.

Ayrıca, yatırımcılar portföylerini belirli bir coğrafi bölgede veya bölgede meydana gelebilecek volatiliteye karşı koruma altına almak için yurt içi ve yurt dışı şirketlere ait hisse senetleri ile de çeşitlendirme yapabilmektedir.

Öte yandan, yatırım fonları riskleri ve zararları hafifleterek yatırımcılara farklı bir alternatif sağladığından, çeşitlendirme için uygun bir tercih olabilmektedir.

Yatırım Hedefleri

Yatırımcılar, finansal ihtiyaçlarına ve isteklerine uygun bir portföy oluşturmak için uzun ve kısa vadeli hedeflerinin neler olduğunu da belirlemelidir.

Örneğin, 20 ila 30 yıllık bir yatırım hedefi planlıyorsanız, hisse senedi piyasasında kısa vadeli dalgalanmalara yönelik endişelenmenize gerek olmadığı için, hisse senetleri sizin için uygun bir yatırım aracı olacaktır. Ancak, yatırımınızın bir kısmını -mesela- çocuğunuzun eğitimine ayırmayı planlıyorsanız, portföyünüze daha fazla oranda sabit getirili yatırımları dahil etmeniz yerinde olacaktır.

Finansal Durum

İçinde bulunduğunuz mevcut finansal koşullarınız da sizin için doğru varlık dağılımını belirlemede kaçınılmaz bir faktördür. Örneğin, ödemeniz gereken yüksek faizli borçlar bulunuyorsa, önceliğinizi buna vermeniz ve gelir-gider ve yatırımlarınız arasında bir denge kurmanız önemli olacaktır.

Çeşitlendirme yapmak, portföyünüzün güçlü getiriler sağlayacağını garanti etmezken, kesinlikle risk düzeyini azaltmanıza yardımcı olacaktır. Bununla birlikte, zaman zaman öncelikleriniz, yatırım hedefleriniz ve finansal durumunuz değişecektir. Bu nedenle, bazı durumlarda portföyünüzü yeniden dengelemeniz gerekebilir. Bu açıdan çeşitlendirmenin asla bir kerelik bir görev olmadığını da unutmamak önemlidir.


Görüşlerinizi Yazın

Please enter your comment!
Please enter your name here